‘Örnek Vaka Analizleri ile Kriz
İletişimi’ başlıklı kitabım Beta Yayıncılık tarafından basılarak Mayıs 2016’da
piyasaya çıktı. Türkiye’de kriz iletişimi yönetimi alanında ilk akla gelen isim
olan Bersay İletişim Grubu Onursal Başkanı Sayın Ali Saydam’ın Sunuş yazısının da
yer aldığı kitap, gerek Kriz Yönetimi ve Kriz İletişimi alanlarında çalışan
akademisyenlere, alan ile ilgili lisans ve yüksek lisans düzeyinde ders alanlara,
gerekse de bu konuda hizmet veren halkla ilişkiler/iletişim ajanslarına ve kuruluşların
halkla ilişkiler ya da kurumsal iletişim departmanı sorumlularına yönelik
olarak hazırlanmıştır. Üç bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde kriz
kavramı ve krizlerin yönetilmesi ele alınmaktadır. Bu bölümde kriz yönetim
modelleri, kriz iletişimi kuramları, kriz planı ve kriz ekibinin oluşturulması,
kriz yönetiminin değerlendirilmesi ve sosyal medyada kriz yönetimi konularına
yer verilmektedir. Proaktif kriz yönetiminin ele alındığı ikinci bölümde ise
sorun ve risklerin yönetilmesi, risk iletişimi kuramları ve riskin algılanması
alt-başlıkları yer almaktadır. Üçüncü ve son bölümde ise yakın dönemde dünyada
ve Türkiye’de yaşanan kurumsal krizler, vaka analizi olarak
değerlendirilmektedir. Soma maden faciası, at eti krizi, kaybolan Malezya Havayolları
MH370 uçağı ve Costa Concordia kruvaziyer kazasının kriz iletişimi kuramları
temel alınarak analiz edildiği bu bölüm, yaşadıkları krizleri başarı ile
yönetmek isteyen kurumlara bir rehber sunmaktadır. Bu blog başta sağlık iletişimi, stratejik iletişim, halkla ilişkiler, kriz ve risk iletişimi yönetimi, propaganda konularında "gerçek", "yarı-gerçek" ve "üretilmiş gerçekler" ile ilgilenmektedir. Blog yazarı, enformasyon denizinde manipülasyon rüzgarıyla savrulanlara bir pusula sunmayı amaçlamaktadır.
5 Haziran 2016 Pazar
KRİZ İLETİŞİMİ KİTABI
‘Örnek Vaka Analizleri ile Kriz
İletişimi’ başlıklı kitabım Beta Yayıncılık tarafından basılarak Mayıs 2016’da
piyasaya çıktı. Türkiye’de kriz iletişimi yönetimi alanında ilk akla gelen isim
olan Bersay İletişim Grubu Onursal Başkanı Sayın Ali Saydam’ın Sunuş yazısının da
yer aldığı kitap, gerek Kriz Yönetimi ve Kriz İletişimi alanlarında çalışan
akademisyenlere, alan ile ilgili lisans ve yüksek lisans düzeyinde ders alanlara,
gerekse de bu konuda hizmet veren halkla ilişkiler/iletişim ajanslarına ve kuruluşların
halkla ilişkiler ya da kurumsal iletişim departmanı sorumlularına yönelik
olarak hazırlanmıştır. Üç bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde kriz
kavramı ve krizlerin yönetilmesi ele alınmaktadır. Bu bölümde kriz yönetim
modelleri, kriz iletişimi kuramları, kriz planı ve kriz ekibinin oluşturulması,
kriz yönetiminin değerlendirilmesi ve sosyal medyada kriz yönetimi konularına
yer verilmektedir. Proaktif kriz yönetiminin ele alındığı ikinci bölümde ise
sorun ve risklerin yönetilmesi, risk iletişimi kuramları ve riskin algılanması
alt-başlıkları yer almaktadır. Üçüncü ve son bölümde ise yakın dönemde dünyada
ve Türkiye’de yaşanan kurumsal krizler, vaka analizi olarak
değerlendirilmektedir. Soma maden faciası, at eti krizi, kaybolan Malezya Havayolları
MH370 uçağı ve Costa Concordia kruvaziyer kazasının kriz iletişimi kuramları
temel alınarak analiz edildiği bu bölüm, yaşadıkları krizleri başarı ile
yönetmek isteyen kurumlara bir rehber sunmaktadır. 1 Mart 2015 Pazar
STRATEJİK İLETİŞİM YÖNETİMİ BAĞLAMINDA PAYDAŞ KURAMININ ELEŞTİREL BİR DEĞERLENDİRMESİ
Aşağıda linki yer alan makalem
2014 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi hakemli dergisinde
yayınlanmıştır. İyi okumalar...
http://www.journals.istanbul.edu.tr/iuifd/article/viewFile/5000082862/5000077002
http://www.journals.istanbul.edu.tr/iuifd/article/viewFile/5000082862/5000077002
13 Eylül 2014 Cumartesi
KÜRESELLEŞME, EBOLA ve RİSK İLETİŞİMİ
Aşağıdaki linkte verilen yazım 13 Eylül 2014 tarihinde BİAMAG'de yayınlanmıştır, iyi okumalar...
24 Temmuz 2014 Perşembe
BİR KRİZ İLETİŞİMİ YÖNETİMİ VAKA ANALİZİ: KAYBOLAN MALEZYA HAVAYOLLARI MH370 SEFER SAYILI UÇAĞI
14 Mart 2014 Cuma
KAYIP MALEZYA HAVAYOLLARI MH370 UÇAĞI KRİZ YÖNETİMİ: OLGULARA ULAŞILAMADI, SPEKÜLASYONLAR ARTIYOR...
8 Mart 2014 Cumartesi günü 227 yolcusu ve 12 mürettebatı ile
radardan kaybolan uçak ile ilgili herhangi bir somut gelişme henüz
sağlanamadı. Arama çalışmalarının yedinci gününe girilirken uçaktakilerin
aileleri ve yakınları bu belirsizlik ortamında umutsuzluğun yanı sıra gittikçe
artan bir kızgınlık da yaşamaya başladılar. Malezya Sepang'da Malezya
otoritelerinin (Malezya Ulaştırma Bakanı ve Sivil Havacılık Dairesi Başkanı
başta olmak üzere) düzenledikleri basın toplantısı sırasında "Bize
doğruyu söyleyin!" diye bağıran bir kişi konuşma yapanlara doğru elindeki
pet su şişesini fırlattı, Pekin'deki Malezya Büyükelçiliği'nin önünde de
protestolar yapıldı ve gerçekte ne olduğunun bulunması için bir dilekçe imzaya
açıldı.
12 ülkeden 43 gemi ve 40 uçağın katıldığı arama-kurtarma faaliyetleri devam ederken, bu çalışmalara katılan ABD'nin 7.Filo'sunun komutanı aranan bölge için "satranç tahtasından futbol sahasına yöneldi" (söz konusu olan alan 92.600 kilometre kare olarak bildirildi) diyerek ne denli genişlediğine dikkati çekiyor. Son olarak Obama'nın üst düzey hükümet yetkililerinden biri uçakla son telsiz irtibatından sonra yaklaşık dört saat daha uçmaya devam ettiğine dair teknik veriler olduğu söylerken, Malezya hükümet yetkilileri ve Malezya Havayolları bu verileri doğrulamıyor (Rolls-Royce ve Boeing firmalarından elde edilen verilerin de yetkililerce tam olarak açıklanmadığı dikkat çekiyor). Yine geçtiğimiz günlerde Çin ve Vietnam deniz kuvvetlerinin uyduda tespit ettiklerini söyledikleri enkaz olması muhtemel görüntüler ise Malezyalı yetkililer tarafından doğrulanmamıştı. Kafa karıştırıcı ve birbiriyle çelişen enformasyon akışı, başta aileler ve yakınları için son derece rahatsız edici bir hal almışken, kriz iletişimi yönetimi açısından da hiç arzu edilmeyen bir durum. Öyle ki krizin Malezya Havayolları'nın itibarından yavaş yavaş Malezya'nın ülke imajını bile etkileyebilecek bir hale gelmeye başlamasına neden olabilir. Öte yandan aramaların Malay Yarımadası ve Malakka Boğazı açıklarından Hint Okyanusu'nun daha geniş kesimlerine doğru kaydırılabileceği de ifade edilmiş durumda.
12 ülkeden 43 gemi ve 40 uçağın katıldığı arama-kurtarma faaliyetleri devam ederken, bu çalışmalara katılan ABD'nin 7.Filo'sunun komutanı aranan bölge için "satranç tahtasından futbol sahasına yöneldi" (söz konusu olan alan 92.600 kilometre kare olarak bildirildi) diyerek ne denli genişlediğine dikkati çekiyor. Son olarak Obama'nın üst düzey hükümet yetkililerinden biri uçakla son telsiz irtibatından sonra yaklaşık dört saat daha uçmaya devam ettiğine dair teknik veriler olduğu söylerken, Malezya hükümet yetkilileri ve Malezya Havayolları bu verileri doğrulamıyor (Rolls-Royce ve Boeing firmalarından elde edilen verilerin de yetkililerce tam olarak açıklanmadığı dikkat çekiyor). Yine geçtiğimiz günlerde Çin ve Vietnam deniz kuvvetlerinin uyduda tespit ettiklerini söyledikleri enkaz olması muhtemel görüntüler ise Malezyalı yetkililer tarafından doğrulanmamıştı. Kafa karıştırıcı ve birbiriyle çelişen enformasyon akışı, başta aileler ve yakınları için son derece rahatsız edici bir hal almışken, kriz iletişimi yönetimi açısından da hiç arzu edilmeyen bir durum. Öyle ki krizin Malezya Havayolları'nın itibarından yavaş yavaş Malezya'nın ülke imajını bile etkileyebilecek bir hale gelmeye başlamasına neden olabilir. Öte yandan aramaların Malay Yarımadası ve Malakka Boğazı açıklarından Hint Okyanusu'nun daha geniş kesimlerine doğru kaydırılabileceği de ifade edilmiş durumda.
Etiketler:
Gölge Site,
kriz iletişimi yönetimi,
Kriz yönetimi,
Malezya Havayolları
9 Mart 2014 Pazar
KAYIP MALEZYA HAVAYOLLARI MH370 UÇAĞI ve KRİZ İLETİŞİMİ YÖNETİMİ SÜRECİ: İLK 48 SAAT
Kuala Lumpur-Pekin seferini yapan Malezya Havayolları’na ait MH370 sefer
sayılı Boeing 777-200 tarifeli uçağı, 227 yolcusu ve 12 mürettebatı ile
birlikte bu satırlar yazıldığında iki gündür halen kayıp statüsünde… Bu kriz
durumu ile ilgili belirsizlik, uçağa ait olduğu tahmin edilen ancak otoriteler
tarafından henüz onaylanmamış iki parça bulunmuş olsa da devam ediyor. Öte
yandan belirsizliğin sürmesi ile birlikte umutlar da neredeyse tamamen
kaybolmuş durumda, yolcuların aileleri ve yakınlarına “en kötüye hazırlıklı
olun” mesajı verildi. Şu ana kadar yürütülen faaliyetler ne yazık ki kriz
ile ilgili olguları saptamaya yeterli değil; ancak kriz iletişimi yönetimi
açısından “kitabına uygun” arama-kurtarma, bilgilendirme (medya, uçaktakilerin
aileleri, yakınları ve kamuoyu), kriz ekibinin oluşturulması, aksiyon alınması,
paydaşlarla iletişim faaliyetleri açısından analiz edilebilecek durumda.
Öncelikle Malezya Havayolları’nın proaktif bir Kriz Yönetim Planı (Crisis
Management Plan: CMP) olduğu ve bunu uygulamaya koydukları anlaşılıyor. Her ne
kadar kriz ile ilgili olgular, mesajlar, değerlendirme yapmak için çok erkense
de bir havayolu şirketinin kriz yönetimi süreci ile ilgili bir ön analiz sunmak
istedim…
Çin’in resmi haber ajansı Xinhua, MH370 sefer sayılı uçağın Vietnam hava
sahasında kaybolduğunu söylüyor. Gerçek zamanlı uçak izleme bilgisayar programı
ve aynı zamanda da bir akıllı telefon uygulaması olan Flight Radar24’ün
verileri de bunu doğruluyor. Malezya Havayolları yetkilileri, uçağın radardan
kaybolmadan önce Kuala Lumpur’a doğru geri dönüşe geçtiğini doğrulamış durumda.
Vietnam hava sahasında Güney Çin Denizi üzerinde yerel saat ile 12.41’de (AM)
radardan kaybolan uçağa ait olduğu önen sürülen iki parçanın uçağın radardan
kaybolmasından 44 saat sonra Tho Chu adasının güney-batı açıklarında Vietnam
Donanması tarafından bulunduğu açıklandı, ancak durum henüz netlik kazanmış
değil. Daha önceki saatlerde ise Güney Çin Denizi’nde sürdürülen arama-kurtarma
faaliyetlerinde rastlanan ve Vietnam Hava Kuvvetleri tarafından görüntülenen
deniz yüzeyindeki petrol tabakasından örnek alınarak uçağa ait olup olmadığı
araştırılıyordu. Arama-kurtarma çalışmalarına 40’dan fazla gemi ve 22 hava
aracı katılmış durumda. Bölgede Çin, Vietnam ve Filipinli ekipler
arama-kurtarma faaliyetlerini birlikte yürütüyorlar. ABD Donanmasının 7.
Filo’su da bölgede ve gittikçe çok uluslu hale gelen arama-kurtarma
faaliyetlerine katılıyor.
Etiketler:
kriz iletişimi yönetimi,
Kriz yönetimi
1 Mart 2014 Cumartesi
İNSEV'DEN PANEL: "SAĞLIK SİSTEMİ NEREYE GİDİYOR?"
7 Mart Cuma günü İnsan Sağlığı ve Eğitimi Vakfı (İNSEV) tarafından "Sağlık Sistemi Nereye Gidiyor?" konulu bir panel düzenleniyor. Moderatörlüğünü Prof.Dr. Zeki Kılıçaslan'ın (İNSEV) yaptığı panelde Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi Klinik Şefi Uzm.Dr. Emel Çağlar "Sağlık Sisteminin Hasta-Hekim İlişkisine Yansımaları" ve Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğr.Üyesi Doç.Dr.Osman Elbek de "Sağlık Sisteminde Hastalar ve Hekimler" konulu birer sunum gerçekleştirecekler. Ben de sağlık iletişiminin bakış açısı ile "Medyada Sağlığın Temsili" ile ilgili bir sunum yapacağım. İlgili herkesi bekliyoruz... Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için:
http://insev.org.tr/saglik-sistemi-nereye-gidiyor/
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)